1 Günlük Edirne Gezmesi

 

Aslında gecikmiş ancak anca zaman bulabilmiş olduğum bir Edirne macerasını da buraya bırakmak istiyorum hatıra olarak.
Edirne bize ortalama 50 kilometre. Kendi yaşadığımız şehirde aradıklarımızı bulamıyor olmamızdan ötürü çoğu zaman ihtiyaç alışverişleri için Edirne yollarına düşüyoruz. Hem gezip, hem keyifle zaman geçirirken öte yandan da ihtiyaç alışverişlerini tamamlamış oluyoruz.

Bu sefer işler biraz farklıydı. Eşim bir hafta kadar önce Xiaomi Note8 Pro'dan Samsung Note20 Ultra'ya geçiş yaptı. Telefonun muazzam oluşu bir yana dursun özelliklerine de ayrıca tutulduk. Samsung'un oturmuş alt yapısını çok seviyorum. Akıllı saatim, tabletim, tablet klavyem, telefonum hep Samsung'dur bu yüzden. Bir dönem Xiaomi deliliği yaşamış olsam da yine döndüm dolaştım Samsung kapısını çaldım.

Neyse...

Edirne'ye gittik. Kahvaltı için klasik mekanımıza oturduk. Eşim masadan kalktı ATM'ye uğrayacağım diye sonra döndü geldi. Kahvaltımızı ettik derken mause bakalım diye girdiğimiz Teknosa'da çalışanla anlaşan eşim bu sizinmiş diyerek telefon kutusunu getirdiğinde dilim tutuldu zaten. Kutuya, eşime, eşime, kutuya derken elimde eşimle eskiden olduğu gibi rengine kadar birebir aynı telefonla çıkarken buldum kendimi.

Bu ara ikiz bebeler gibiyiz :) aynı tablet, aynı saat, aynı telefon... Seviyorum ama bu durumu. Keyifli bir yanı var. 

Ardından AVM'de biraz dolaştık. Tatil için bulunan eksikleri aldık. Güzel bir yemek yedik ve D&R'a kendimizi ateşledik. Güzeeeeeeeeeeeel bir kitap alışverişi yaptım ayrıca. Neden anlamadım hala ama hiç fotoğraf çekmedim Edirne'de. Ama aldığım kitapları evde fotoğrafladım ve onu da buraya bırakacağım. Belki ilginizi çeken bir kitap olur diyerek ˆˆ

Ben tatil planı yapalım deyip tatil yerleri bakarken hatta kendimce belirkerken 5 ay öncesinden her şeyi ayarlamış eşimin arkasına düşüp yola koyulacağız birkaç gün içinde. Onun telaşı var şuan.Öte yandan değiştirdiğim koltuk takımlarımın gelmesini, bayram öncesine yetişmesini umuyorum ama bir kaos olacak gibi duruyor. Hayırlısı artık :)

Ayrıca fark ettim de tablete klavye aldığımdan beridir çok daha rahat, her an bog yazabilir hale geldim. Benim gibi sürekli tabletle gezen herkese tavsiyemdir klavye. Gerçketen bilgisayardan farksız, taşıması ve kullanımı muazzam kolay ve güzel.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. 
Umarım hepinizin keyfi yerindedir. Yakın zamanda bazı blog sakinlerinden mail adlım, beni merak edenler olmuş. Hiç gitmedim aslında sadece her yaz olduğu gibi bu yaz da tamamen kilit bir şekilde yoğun geçiyor zamanım. Koşturması, yorulması derken gün nasıl bitiyor anlamıyorum çoğu zaman... Kışın her saniye buralarda dolaşır dururum artık.

Cümlelerimi tamamlayıp, yeni bir anımı daha buraya iliştirirken cümleten herkese gönlünce bir gün diliyor ve kaçıyorum ˆˆ 

CONVERSATION

2 Yorumlar:

  1. Demek ki o zamanlarda çok eğlenmişsiniz ki aklınıza fotoğraf falan gelmemiş :) Tablete klavye alma olayı da çok iyiymiş. Kulağa pratik geliyor. Kitaplarınızı da iyi okumalar :) Dublörün Dilemması bir oturuşta dahi bitirilebilir keyifli bir kitaptı. Renksiz Tsukuru Tazaki'nin Hac Yılları'nı da çok sevmiştim :)

    YanıtlaSil
  2. oh keyifli günler :) tablet sevmiyom laptop seviyom :)

    YanıtlaSil