8 Haziran 2021 Salı

Annem...



Kendimi hiç annesiz ve babasız hissetmedim.
Bu gerçeği bilerek büyüyen ancak bununla mücadele etmekten korkmayan kalbimi besleyen bir kadın vardı arkamda, dağ gibi duran...
Bana güçlü olmayı, dik durmayı öğreten.
Belki bundandır, korkmadım hikayemden. Kaçmadım, saklanmadım kendimden. Mutlu olabilmek için harcadım tüm enerjimi.
Hatta ona anne demek için utanırken bir gün ansızın çıktı ağzımdan o kelime. Bahçede oynarken düşüp alnımı yarmıştım.
Yüzümden avuçlarıma akan o oluk oluk kandan korkup ölüyorum sandım. Kalbim ağzımda bağırmaya başladım onu cama çıkarana kadar.
Uzun süre bakmadı, çıkmadı cama. İlerleyen yıllarda hatırlayıp duygulandığımız gerçeğin altında ilk kez ''anne'' diye bağırmam varmış.
Evet, benim için tek anne oydu. Ta kendisi.

Acımı unuttum.
Akan kanları boş verdim. 
Ölebilirim korkusuyla avazım çıktığı kadar bir daha bağırmıştım ''anne'' diye. O camda ağlıyordu, ben bahçede. Benim eve çıkmam gerekirken o inmişti bahçeye. İkimiz de unuttuk alnımdan dökülen kanları... O an göbek bağım ondan ayrıldı benim için.
Onun ruhundan, onun kalbinden doğdum o gün. Hangi rahmin hayata uzanan yolculuğundan açtım gözlerimi dünyaya hiç umrumda değildi.
Oydu, yalnızca o.

Beni öyle güzel sevdi ki, sevmeyi bana olan sevgisiyle öğrendim. Her düştüğümde öyle sıkı, öyle güzel tuttu ki ellerimden... Düşenin dostu olmayı da böyle böyle öğrendim. 
Öyle güzel bir anneydi ki, doğurmanın hükmünü yitirmesine, anneliğin yeniden anlamlaşmasına sebep oldu.
Anneciğim...

İki kahve kapıp diz dize oturmayı çok severdik.
O günlerin birinde kaybettiklerinin ardından nasıl mücadele ettiğini sormuştum o'na.
Babasını, anneannesini; en sevdiği iki insanı çok erken kaybettiğini bildiğim için sormuştum bu soruyu. 
Çünkü bana göre öyle güçlü, öyle yıkılmazdı ki.
Üniversitenin ilk senesiydi sanırım.
Dizlerime koymuştu ellerini.
Ölüm insanı uyuşturuyor. Sonsuza dek uyutuyor. Bu aslında Allah'ın kula el uzatması, sabrı bahşetmesi... demişti.
O kadar sığ bir cevap verdim ki.
''Çok saçma. İnsan çok sevdiği birini kaybederse hep ağlar!'' demiştim.
Ne haddime, oturup onun sevgisini istatistiklere dökmeye çalıştım.

Oysa şimdi anlıyorum seni anneciğim...
Sen haklıymışsın lakin bende haksız sayılmazmışım.
Dediğim gibi, insan ağlamaktan hiç vazgeçmiyor.
Ancak sen de haklısın ki; acıyla uyuşuyor insan. 
Gözlerden yaş gelmese, kalpten akıyor.
Ama akıyor...
Hep.
Durmadan...
Senin ardından hiç dinmeyen o yaşların kalbimde uyuşup, beni bırakmadığı gibi...
Anneciğim.



Yorum Gönder

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?