12 Ocak 2021 Salı

Sırça Köşk - Sabahattin Ali

 
Sabahattin Ali ile tanışma hikayem bir okuma grubunda ayın okunacak ilk kitabı olarak seçilmesiyle başladı. Nedendir bilmiyorum ama bende hep ağırdır, benim için akıp gitmez kanısı vardı. Yıllarca sadece ismini, kitaplarını bildim. Hiç okuyup denemeye elim gitmemişti. İlk okuduğum kitabı da İçimizdeki Şeytan'dı. Daha sonra ondan da bahsederim.
O kitapla tanıdım, cümlelerini, edebiyatını da o kitapla sevmeye başladım. Yavaş yavaş tüm kitaplarını almaya ve okumaya da devam ettim böylece. 
Geçtiğimiz aylarda indirimde Doğan Kitap tarafından basılmış ve bende bulunmayan Sırça Köşk kitabını okumak istedim, gerçekten de yeniden iyi ki diyorum.

Sırça Köşk zamanında basılmış, akabinde de hızla toplatılmıştı. Sistem ve dönem eleştirisi çok yüksek kitaplardan biridir. Zaten Sabahattin Ali'nin yazdığı kitaplar zaman zaman hep ayağına taş olup takılmıştır dönüp araştırdığınız zaman görebilirsiniz. İçimizdeki Şeytan kitabı da o dönem Nihal Atsız ve çevresine göndermeler barındıran, siyasi kavga kitabıdır. Fakat kitabın yazılış amacı ve dönemi bilmeyenler için sıradan bir roman gibi gelebilir. Öylesine de estetik yazmış o kitabı. 

Sırça Köşk yine döneme ait bir eleştiri kitabıydı benim için. İçerisinde öyküler bulunan, kısa kısa yazılardan oluşan kitabın içinde en sevdiğim diyebileceğim bir öykü yok çünkü hepsini ayrı ayrı sevdim. Adını aldığı Sırça Köşk öyküsü de oldukça güzel ve anlamlıydı. Düşünmeden, bilmeden, cahilce sürüklenen topluma yapılan bir göndermeydi benim için.

Eğer Sabahattin Ali okumadıysanız kitapları hakkında yazılan yorumlara göz atmayın. Direkt olarak kendisini kendi kitaplarında tanıyın. Çünkü yazdığı her kitabın içinde bir yerlerde kendisi de var zaten. Bir şans verin ne sessizce okuyun, elbette bir noktada buluşup tanışma fırsatı bulacaksınız...

Yorum Gönder

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?