Kendime 1 Gün Ayırdım! #yenibirpencere - 1


Bazen hayatın koşturması ve gündelik telaşların içerisinde bedenen yorulmanın yanında zihnen de yoruluyoruz. Son günlerde bunun ağır olarak etkisini yaşayan ben şu günlerde destek alarak uyku sorunumu çözmeye çalışıyorum ki bunun için ayrı bir yazı yazacağım uzun uzuuuun. Sadece hem biraz zaman geçsin hem de izlediğim yolun işe yaradığına gerçekten emin olayım istiyorum. Fakat bugün koskoca günü kendime ayırışımın ve akşam yemeğini eşimin üstlenmesi üzerine bugün bana iyi gelecek olan ne varsa yaptım, kendime kendim için zaman ayırarak ruhuma, beynime yardım ettim. Şuan bu satırları yazarken oldukça iyi hissediyorum kendimi, geri planda kalan yersiz kaygıların üstünü örtüp kendimden uzaklaştırma çabamı hariç tutuyorum elbette.

İki gündür erkenden uyuyup, erkenden uyanmayı başarıyorum. Şimdilik bunu ilaçla yapıyor olsam da bedenimin bu sisteme uyum sağlayacağını ve daha sonrasında beni yarı yolda bırakmayacağına inanıyorum. Yıllardır, çocukluğumdan beri uyku sevmeyen ben için bu bir yeni sayfa olabilmeli, haksız mıyım? :) 

Her neyse. Konuya döneyim.
Öncelikle 1.5 ay önce taşındım, bunu uzun uzun da yazdım aslında. Bu süreçte mandala ve diğer hobi kutularımın çoğu yokluğun içine karışarak izini kaybettirdi. Eh niye böyle afilli yazdım ki şimdi bunu ben? Kayboldu yahu işte, dümdüz açıklaması bu :) Hal böyle olunca dün gidip yeniden bir mandala, bir iki dosya ve rengarenk boya kalemi aldık bana. Bugün hemen çalışma odasına kapattım kendimi, aldım kahvemi, üstüne de eşimden baklava ikramı geldi tabi, saatlerce mandala boyadım. Hatta bu mandalalar arasında en başarılı olanları seçip çerçeveleteceğiz. Bunları da asimetrik tasarımlar şeklinde merdivenlerin olduğu duvara asarak o kısmı süslemiş olacağız. Fena fikir sayılmaz hem ^^ Şu sıralar oralara nasıl can verebilirim diye düşünüyordum hazır, isabet oldu.

Ardından da bu kısmı uzun tutacağım başka bir işe verdim kendimi. Sevgili dostum Kübra ki siz onu Ruhuna Renk Kat olarak tanıyorsunuz geçtiğimiz günlerde instagram sayfasında planlayıcılar üzerine yaptığı çalışmalarını paylaştığına dair story paylaşmıştı. Şu dönemlerde kendime oyalanacak bir şeyler aradığım ilk işim sipariş oluşturmak oldu. (böyle yazınca reklam gibi oldu ki gerçekten böyle bir durum söz konusu değil. Günümün yarısını kendi pixelsleri ile geçirdiğim için bahsetmek istedim) El emeği, göz nuru siparişlerim mail kutuma gelince onları gidip renkli baskı olarak aldım. Bugün de doldurmaya, zaman kaybetmeden hayatıma katmaya başladım. Kim bilir kaç kere denediğim fakat dış etkenlerle tamamlayamadığım internet detoksuyla ilgili de kendime bir plan çıkarttım. Bununla birlikte günlük sosyal medya/internet kullanımını da düşürmeye karar verdim. Bunları hemen not defterimde tasarlayıp sonuçlarını da pixelslere ekledim. Kullanım amacının dışına çıkmış gibi olsam da ben tam aradığım, ihtiyaç duyduğum o şeyi bulmuş oldum. Kendisine bir de buradan hem verdiği emekler hem de bu harika projeleri için teşekkürü borcun da borcu bilirim! ^^ Teşekkür ederim ahretliğim! :') 
Ayrıca planlayıcı, pixels, handmade gibi seçeneklerin bulunduğu, zamanla büyümeye devam edecek olan shopruhunarenkkat linkini de buraya bırakıyorum, TIKLAYINIZ! Sitedeki satın alımların güvenliği konusunda da tamamen kefilim. Özellikle de belirtmek isterim ki shopier tarafından SMS teyitli güvenli ödeme ile ödemeniz alınıyor. 
Görselde bulunan liste ruhunarenkkat tarafından tasarlanmıştır.

Bana kalan günün verdiği huzur omuzlarımda bilgisayarı okul toplantısına katılması için eşime devrederken şuan okuduğum Sabahattin Ali'ye ait Sırça Köşk kitabına gömülüp bitirmeye bakacağım. Sabahattin Ali kitaplarını da gerçekten seviyorum ayrıca. Hangi açıdan ve hangi pencereden yazdığıyla değil de kullandığı kalemle ilgilendiğim için duygularındaki o yoğunluk hissini okumak bana büyük bir haz veriyor. Edebiyat eskidenmiş dedirtiyor bazen istemeden. Koskoca bir nezaketle küfretmek noktasında yazıları da yok değil elbette ancak diyorum ya, görüşlerini ve fikirlerini edebileştirme tarzı hoşuma gidiyor benim. Bunun için hangi tarafta, hangi fikirle durduğunun da pek önemi yok benim için. İnsan her fikri, her yaklaşımı okumalı diye düşünüyorum. Her fikre hakim olmadan kendi fikrini nasıl savunur bir insan? Günümüzün en ciddi sorunlarından biri olan aklı yok fikri var durumundan müzdarip iken... Bunu da söylemiş olayım. Ve sessizce ayrılayım, yeni yazıda yeniden görüşene dek.


Çok çok ve çok sevgiyle,
mely

CONVERSATION

3 Yorumlar:

  1. Şuan aynı kitabı okuyor olmamız ne güzel, farklı yorumlar çıkacak bir kitaba :) görsellere bayıldım emeğinize sağlık! Kendimize vakit ayırmak ne kıymetli..emeğinize sağlık !

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaaaa, güzel bir tesadüf olmuş. Dilersen okuduktan sonra üstüne konuşadabiliriz seve seve.
      Görseller için de teşekkür ederim.

      Sevgiler ^^

      Sil
  2. yokluğun içine karışarak izini kaybettirdi. Eh niye böyle afilli yazdım ki şimdi bunu ben? Kayboldu yahu işte, dümdüz açıklaması bu :) Daha bi havalı olduğu gerçek ama :)

    YanıtlaSil