15 Ocak 2021 Cuma

How I Met Your Mother

Kaynak için tıklayın...

Sanırım yıllar bile geçse aynı heyecanla bahsedeceğim, yerine hiçbir diziyi koyamayacağıma adım gibi emin olduğum, en sevdiğim dizilerin ilk sırasında altın bir yıldız gibi parlayan dizimden bahsedeceğim. 
How I Met Your Mother?
Annenizle nasıl tanıştım? olarak çevrilen ve aslında Friends dizisinden esinlenerek günümüze uyarlanmış olan gençlik dizisindeki her bir karakter kendi başına mükemmel, kendi başına harika.

Ev arkadaşı diyebileceğim Barney, Lily, Marshall, Ted ve Robin arasında geçen dizi aslında zaman içerisinde başlarından geçen olayları konu alıyor. Hem arkadaşlık hem de zaman zaman aşk dizisi diye adlandırmak mümkün.
Karakterlerden bahsederken keyifle bahsedeceğim! Çünkü beşini de o kadar çooook seviyorum ki! :) Hala How I Met Your Mother instagram sayfalarına, pinterest postlarına, How I Met Your Mother youtube kamera arkası çekimlerine bakıp duruyorum ara ara... Ah çocuklar!


Ted Mosby - Kaynak için tıklayınız...

Ted: Ted dizideki anlatıcı ve annesiyle nasıl tanıştığını çocuklarına anlatan baş kahramanımız diyebilirim. Mimar, aşkta yüzü gülmeyen, şaşkın ve kimi zaman en mantıklı olmayı başarabilse de konu duygusal mevzulara geldiğinde ışık hızında aşık olabilen bir karakter. Ted'i bazıları hiç sevmiyor fakat ben yine de çok seviyorum. Sanırım Ted karakterine hayat veren Josh Radnor'ın oyunculuk mimiklerini ve yüz simasını çok cana hyakın bulduğum için diziyi bitirdiğimde hala Ted sever olarak kalmaya devam ettim. Hatta dizinin final bölümünde ''ahhh Ted, oy benim üzümlü kekiiiim! Ben sana demiştiiiim!'' modundaydım.


Robin - Kaynak için tıklayınız...

Robin: Kısmen aralarına daha sonra katılmış sayılsa da onlardan biri gibi sayılabilecek, soğuk kanlı ve mantığını kullanmaya çalışan, aşka inancı çok kuvvetli olmayan, dominant bir karakter. Güzelliği ile birlikte seçimleri konusunda da çok başarılı olduğu söylenemez. Fakat onun o temiz ve içinde barındırdığı kırılgan yapısı arkadaşları tarafından da çok sevilmesini, onların bir ekip olmasını sağlıyor. Mantığıyla aşka yaklaşanlar bir kez muhakkak bir hataya düşüyor yaklaşımının vücut bulmuş hali diyebilirim. *SPOİLER* bunun ne kadar doğru bir söz olduğunu da durup durup Barney ile evlenmesinden anlamış olduk. En üzüldüğüm evlilik bu oldu. Hem başlarken hem de biterken.


Marshall & Lily - Kaynak için tıklayınız...

Lily ve Marshall: Ah diyorum ve bu çifte kalbimi bırakıyorum. Kesinlikle masalsı bir aşk yaşadıklarına inandığım, tamamıyla tertemiz yürekleri olan, birbirlerine çılgınca aşık iki sevgili ve ilerisinde de eş olan bu ikilinin arasındaki uyum diyorum ve sessizce köşeme çekiliyorum. Lily'nin o masum yüzü ve Marshall'ın o aşık bakışları dizinin bonusuydu benim için. Marshall'ın muhteşem aşık adam rolü çıkardığını Lily'nin ise o masum kız karakterine cuk oturduğunu belirtmem gerekir zira ufak tefek diyebileceğim o kadının asla yaşlanmayan çocuksu yüzü tam yerini bulmuş diyebilirim. İkisi için farklı, ters köşe olan bir son olmamasına sevindim. Çünkü öylesine tutkulu ve sıcak bir aşkın sonu da evlilik ve çocuklu olmaktı kesinlikle.


Barney Stinson - Kaynak için tıklayınız...

Barney: İşte, Lily ve Marshall'dan sonra ennnnnnn sevdiğim karakterdi kendisi! Onu ''Wait for it'' ya da ''oh, please!'' sözcükleriyle tanımlamak yeter sanırım. Zira dizinin en başından sonuna kadar sadece bunları söyleseydi bile bir numara olabilirdi.
Aşırı kadın düşkünü, eğlence meraklısı, evlilik ve aşk düşmanı denebilecek düzeyde aşırı bir karakter olan Barney'nin zaten hayatı aşırı. Onu farklı kılan, onu diğerlerinden ayıran özelliği de sanırım buydu. Hatta Amerika magazinlerinde okuduğum bilgiye göre ekipte en yüksek maaşı alan da Barney karakterine hayat veren Neil Patrick Harris'miş. Hak ediyor muydu derseniz eğer şüphesiz evet derim! Ama ayıramam, hepsi öyle mükemmel çünkü.


Ted Mosby - Kaynak için tıklayınız...

Benim dizinin ortalarına doğru oyuncular hakkında yazılanları okurken en çok şaşırdığım kişi de Barney oldu. Kendisi eş cinsel ve bir erkekle evli. Olabilir diyenler için söylemek istiyorum dizi de kadınlara karşı o dehşet çapkın rolünü öyle eşsiz ve kusursuz oynamış ki nasıl olur diyor insan. Kadınlara karşı ilgi duymayan bir adamın kadın düşkünü rolünde bu denli muhteşem olabilir hala inanamıyorum.

                                                                                 .     .     .
  
Dizinin finaliyle ilgili konuşmak istiyorum biraz da... Son 2 bölüm dizinin finali olarak geçiyor aslında. O yüzden o bölümleri kendimi bir odaya kapatıp karanlıkta kulaklık ile son ses izledim. Aylarca izlediğim diziden ayrılırken öyle hüzünlüydüm ki. Bittiğinde ise tammmm bir hayal kırıklığı yaşadım. Öyle zorlama, öyle anlamsız bir final yapmışlar ki. Onca sezona da koskoca bir haksızlık olmuş bence. Lily karakterine hayat veren oyuncu Alyson Hannigan ile bir röportaj yapıyorlar ve o da finalden memnun olmadığını dile getiriyor. How I Met Your Mother seven herkesin şikayeti de bu yönde. Daha sonra edindiğim bilgiler de (doğruluğu şahibeli) çekilen final bölümünün kendilerine verilen süreye uydurulması gerektiği için çok fazla sahnenin çıkarıldığı birçok sahnenin de çekilmediği oldu. O zaman yine de sezon içerisindeki diğer bölümler çıkartılıp o sahneler doldurulsaydı daha tatmin edici olurdu diye düşünüyorum. Bazı diziler bu final konusunda korkunç bir çıkmaza giriyorlar. Bunun sebebi de verdikleri süre/bölüm durumu zannediyorum ki. Bunları aşmanın mümkün olmadığı durumda da kült olmuş How I Met Your Mother gibi bir dizinin böylesine yavan finali ile diziye veda ediyoruz. Ve daha nice dizilere...

Kaynak için tıklayınız...

Çok özleyeceğim sizi çocuklar! Çok...
Harika bir iş çıkardınız. Ne konulardan sıkıldım, ne espirilere gülmediğim tek bir an yaşamadım. Ne de bitir artık dedim. Hatta öyle ki bu kadar üzüleceğimi bilseydim acaba izler miydim bile diye düşündüm. Ama iyi ki tanıdım bu ekibi ve How I Met Your Mother dizisini. Şimdi kim bana dese ki en sevdiğin dizi hangisiydi diye, Barney gibi gülüp ''oh, please!'' diyorum ve söylüyorum; How I Met Your Mother. Hala dizinin görsellerine ait bir albümüm var galeride. Çevire çevire duvar kağıdı yapıyorum. Ne yapalım, sevmek de mi suç? Seviyoruz! 
Hoşçakalın çocuklar, hoşçakal canım dizim...

  1. Friends, Avrupa Yakası, bu dizi falan... sitcom oldukları için konuları falan birbirlerine benzer durumları oluyor elbette ama bu dizinin friends ten esinlenip esinlenmediğini bilmiyorum. Ben bir 12 bölüm falan izledim geçen yaz gayet keyifli güzeldi, eğlendirmişti beni. Devam etmeyi düşünebilirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Friends'ten esinlendiği doğru, evet. Biraz daha günümüze uyarlanarak çekilmiş hali How I Met Your Mother. Ama bugün o bile bize eski sayılabilir ki Friends 90'ların dizisi.
      How I Met Your Mother gerçekten sitcom olsa da, benzerlik gösterse de harika karakterlere sahip kusursuz bir diziydi benim için... Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Çok sevdiğim diziydi ve kendi hayalimde Robinle Ted hep birlikteler. Çektikleri sonu protesto ettim kendimce :))
    Daha nice dizilere <3

    YanıtlaSil
  3. Bazen arkadaşımla rastgele bir sayı söyleyip o sayıya denk gelen bölümü izlerdik tekrar tekrar izlense de eğlencesinden hiçbir şey yitirmeyen bir dizi :)

    YanıtlaSil
  4. 5 kez izledim sanırım. Bölümlerinin kısa oluşu da harika bence. En çok da Marshall karakterini severdim. Friends de izledim; ama asla bunun kadar sevemem muhtemelen :)

    YanıtlaSil

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?