31 Aralık 2020 Perşembe

The Midnight Sky



Netflix önerilerinde karşıma çıkan ve George Clooney'i görünce izlemeye tereddüt etmediğim The Midnight Sky izlediğim ilginç bir filmdi benim için. Bir film nasıl bu kadar durağan geçebilir, bir film bu kadar durağan ilerlerken nasıl bu kadar ilgi çekici ve güzel olabilir, işte bu film kadar.

İki ayrı grup var. Bunlardan biri yok olan insanlıktan geriye kalan 2(?) kişi ve ve diğer yandan uzayda kalan ekip. Birbirleriyle bir şekilde iletişimi kopan, bu meslekleri için ailelerinden ve çocuklarından ayrılmak zorunda kalan insanların iletişime geçmek çabalarıyla mücadelesini izliyorsunuz. Dünya bitik, dünyaya gelmeyin demeyi bekleyen dünyadaki son ve tek kişi, öte yandan uzaydan dünyaya dönmek için ellerinden geleni ardına koymayan, olanlardan bir haber ekip.

Bu sürecin içerisinde artık çıkmaza girdiklerini fark eden hayatta sona kalan herkesin geçmişleriyle yüzleşmeleri nefis işlenmişti. Görsel efektler ise tek kelimeyle muhteşemdi. Gerçekten bu kısmına da ayrıca hayran kaldım. Ayrıca filmin dikkatli izlenmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü başlarda verilen ufacık bir ayrıntı koskoca bir sonu tamamlıyor. 

Ekip oldukça başarılıydı, sahneler de gereksiz uzatmalardan uzak durulmuş yalındı. Ben filmi gerçekten çok beğendim. Durağan film ve dizilerle arası olmayan benim mest olduğum film o koskoca sakinliğin içerisinde koskoca bir fırtına barındırıyordu çünkü bence. Sonunda da gerçekten dumura uğradığım bir nokta oldu. Koskoca bir ''yooook artık!'' dedim. Geroge Clooney varsa kaliteden uzak kalmış olması pek mümkün değil tezim bir kez daha doğrulanmış oldu böylece.

Yorum Gönder

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?