31 Aralık 2020 Perşembe

The End Of The F***ing World


 
Şu son birkaç haftam gerçekten dolu ve güzel içeriklere sahip dizilere ayırdığım zamanla geçti desem abartmış olmam sanırım. Uzun süredir izlemek istediğim ancak izlemek için sürekli bir erteleme içerisinde olduğum The End Of The F***ing World dizisini de bir günde başlayıp bitirmiş oldum. Yalnızca hayatımın bir gününü ayırdığım bu dizinin hayatımdan hiç çıkmayacak bir yere sahip olacağını da özellikle belirtmek istiyorum. Öyle güzel noktalara değinmiş ki, birazdan da uzun uzun bahsedeceğim... Hayran kalmamak elde değil.

The End Of The F***ing World dizisi aslında bir kara komedi dizisi ve aynı zamanda bir çizgi romandan uyarlama.
Kara komediden kastım da şu ki, hayatın gerçeklerini komedi sahneleriyle harmanlayıp izleyenlere sunmak ya da karikatür ise okurlara sunmaktır. Zor iştir, elde patlamışlığını görmüşlüğüm de çoktur. Çünkü burada kullanılan dil, seçilen tema ve senaryo, seçilen oyuncu profillerini doğru aktarmak gibi sayısız kriter en önemli unsurların başında gelir. Daha iyi nasıl bir konu seçilebilirdi, alternatif daha iyi hangi oyuncular seçilebilirdi deseler... Sanırım farklı bir cevabım olmazdı. Tabiri caizse karakterler cuk oturmuş, verilen mesajlar dizinin merkezi olan ülkenin değil daha evrensel konulara değindiği için nereden, hangi ülkeden izlerseniz izleyin hep bir şeyler bulacaksınız.

Dizi Alyssa ve James arasındaki ilginç arkadaşlıkla geçiyor. Alyssa'nın dışlanmışlık ve ebeveynleri tarafından ikinci plana atılmış gerçeğini sindirmeye çalışırken dünyaya kafa tutmaya başlayan hallerinin yanında içinde vahşet duygusu giderek büyüyen öyle ki artık bir insan üzerinde bunu denemek isteyen James'in planlarından farklı ilerleyen zamanın bir yansımasını izledim desem en doğru tanımı yapmış olurum diye umuyorum.
James vahşi ve zararlı bir çocuk. Sevmeyi öğrenene kadar...
Alyssa hırçın ve aslında dünyaya öfkeli, sevilmenin ne olduğunu öğrenene kadar.

James ve Alyssa benim gözümde bir elmanın iki yarısı, bir dünyanın iki ayrı parçası gibiydi. 17 yaşında başlarını alıp kaçmak isterken felaketten kaçıp daha felaket bir hikayenin içine düşmeleriyle başlayan macera bambaşka noktalara ulaşıyor. Kimi zaman ölüme kafa tutuyorlar kimi zaman da yaşamaya. Bu karmaşanın içerisinde aile içi istismar, aile içi sevgisiz ve ilgisiz ebeveyn tablolarını çok net görmek mümkün. Öyle ki ailenin ne denli önemli olduğunu vurgulayan en önemli dizilerden birisidir bu dizi benim için. Bu diziyi izlerken bunun kara  komedi olduğunu ve kara komedinin de ne olduğunu çok iyi bilmek gerek. Aksi takdirde bu diziden çıkartılacak mesaj çoğu kişi için ''saçma'' olabilir. 

Bu dizi zamansız bir dizi. Bugün de, on sene sonra da aynı değeri ve gerçekliği taşıyacağını düşünüyorum. Bu nedenle de izlemeyen herkese tavsiye mesajı bırakmayı ihmal etmedim. İzleyen arkadaşlarımla da dizinin kritiğini yaptım elbette. Gözümden kaçan, gözlerinden kaçan ihtimalini masaya yatırıp doya doya sindirdim diziyi. 

Bir diğer bilgi de dizinin 2 sezon olarak kalacağı ve devamının çekilmeyeceği haberi. Yapımcılar tarafından net şekilde cevaplanan sorunun cevabında ise tüm soru işaretlerinin sona ulaştığını, devam etmenin zorlama olacağını ve diğer tüm bölümlere haksızlık olacağı...
Bu dizinin zorlama halini bile izleyebilirim fakat 2 sezon gerçekten çok tadında bir dizi olmuş. Ayrıca bölümleri de 20'şer dakika kadar. Bu sebeple izlemesi kolay.

Hiç unutmayacağım bir şey varsa o da Alyssa'nın ''Whaaat?'' demesi olacaktır. Her şeye ''whaaat?!'' diye tepki veren Alyssa'nın bununla birlikte ortaya çıkan mimikleri bir de elbette.
Hiç kara komedi izlememiş birisine kesinlikle bu diziyle başlamasını tavsiye ederim. İzlemiş birine bir de bu diziyi izlemesini tavsiye ederim. Yani diyorum ki, izleyin. Gerçekten muhteşem bir mesaj dizisidir...


Çok sevgiyle 
Mely

Yorum Gönderme

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?