8 Aralık 2020 Salı

Mart Menekşeleri - Sarah Jio


 
Herkes gibi ben de Sarah Jio'yu Böğürtlen Kışı kitabıyla tanıdım.Üzerinden seneler geçti tabii ki ama o dönem kitabı çok beğendiğimi ve elimden düşüremediğimi çok net hatırlıyorum. Daha sonra yavaş yavaş kitap tarzım amerikan romanlarından sıyrılıp değişmeye başlayınca diğer kitaplarını okuyamamış oldum. Geçtiğimiz günlerde biraz kafamı dinlemek, ruhumu arındırmak isteyince okuması kolay, dinlendirici bir kitap okumak istedim. Alışveriş sitesinde Sarah Jio görünce de dedim a ha! Tamamdır.

İsimlerine göre, tamamen şansa seçtim Mart Menekşeleri kitabını. Yazarın ilk kitabıymış Mart Menekşeleri. Kitabı bir günde bitirdim. 
Kitapta aşka da, ailevi ilişkilere de yer verilmiş. Henüz çok yeni boşanan Emily kafasını dinlemek için yengesinin yanına adaya gidiyor. Burada kaldığı odada bulduğu günlükle birlikte aile yolculuğuna çıkan Emily için yepyeni bir keşif süreci başlıyor. Konu olarak alışılmıştan farklı ve keyifli bir romandı aslında. 

Fakat sürecin işleyişinden başlayıp bitirişine kadar baktığımda öyle yerler vardı ki ''ne ara buraya geldi bu mesele?'' demeden geçemedim. Çok fazla oldu da bitti mantığı taşıyordu bence. Bunun yerine gerekli detay verilseydi eminim harika bir kitap olabilirdi. Onun dışında betimlemeler ve diyaloglar da bana biraz yavan geldi açıkçası. Önem verilmesi gereken ayrıntılara neredeyse yer verilmeyip gereksiz tüm ayrıntıların da içerisinde bulunması ayrı bir durum olmuş elbette. Bunu tamamen yazarın ilk kitabı olmasına bağlıyorum zira Böğürtlen Kışı ve Son Kamelya kitaplarında bu durumların hiç birisi yoktu. Özellikle Son Kamelya çok profesyonel bir romandır benim gözümde...

Ancak yine de sürükleyici olmayı başarması da bir yetenektir benim için. Su gibi akıyor, okunan sayfa sonraki sayfaya merak uyandırıyor. Okunmayacak bir kitap olmamasıyla birlikte çok daha güzellerinin olduğunu da yadsıyamam.

Yorum Gönderme

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?