4 Kasım 2020 Çarşamba

İzmir Depremi (Faciası)


KAYNAK

''Deprem değil, binalar öldürür...''


Durumu bundan daha güzel nasıl özetleyebilirdim, bilmiyorum. Ben ne yazarsam yazayım bugün evleri mezarları olmuş olan o insanlara bugünü, yarını yaşamaları için veremeyeceğimi biliyorum. Ancak duyduğum derin üzüntüden de kurtulmam mümkün değil. Zira burada mesele bir deprem ve depreme bağlı yıkımların olduğu şeklinde bir özet olamayacak kadar ciddi. Bugün kimse hasarlı, riskli binalarda ölümü beklemek istemez. Türkiye her an depreme hazır olması gereken, fay hatları üzerinde bulunan bir ülke. 1999 depremi, Elazığ depremi gibi ciddi yıkımlar ve kayıplar yaşamış olan yine biziz, Türkiyeyiz.
Fakat bugün bu noktada şunu iyi anladım ki adı sözüm ona müteahhit olan bu insanların tek dertleri denizden topladıkları kumdan kaleler diktiği, malzemeden çalıp ceplerini doldurdukları... Hatta aramızda öyle bir müteahhit var ki 1999 depreminde torununu enkaz altında kaybedip, torunu adına bir bina inşa etmiş ve o bina da İzmir Depremi sonrası yıkılarak bir çok ailenin mezarı oldu.

İskan diyoruz mesela. İskan dediğimiz belge aslında depreme dayanıklı olarak inşa edilmiş binayı temsil ediyor. Peki bu binaların iskanları duvar süsü müydü sadece? 2012 ve 2018 yıllarında depreme dayanıksız ve kalitesiz malzeme kullanımı ile raporlanan Doğanlar Apartmanı için ne söylemek gerekir? En merak ettiğim nokta bu rapora istinaden o binada insanların yaşamaya devam etmelerine neden müsaade edildiği aslında.
Bugün iskan tek başına benim için geçerliliği olan bir belge değil artık. Müteahhit dediğimiz insanların bir kısmı (bu noktada işini hakkıyla yapan insanları tenzih ediyorum) kumdan kale olarak diktiği binaların altından edindiği kazançlarıyla yollarına devam etmek amacından fazlasına sahip olmayan insan müsveddeleri...

Bugün mantolama, makyajlama ile tüm hasarların gizlenmesinin mümkün olduğu bir noktada bir ev satın alırken yahut kiralarken bunun tespitini nasıl sağlayacağız? Bu binaların bize mezar olmaması için ne yapmamız gerekiyor, bilmiyorum. Depreme karşı dayanıklı olmadığını düşündüğümüz noktada bina hakkında kayıt oluşturmak için devlet tarafından açılmış telefon hattı varmış, araştırınca buna denk geldim. Bu verilmiş hakkı korkmadan, çekinmeden kullanmak gerektiğini düşünüyorum. Yaşamak için... Gerekli belge ve raporların verilmesinin ardından da gerekirse hukuksal her türlü yola baş vurmak yapılacak en iyi yöntem.
Ancak...
Bunca karmaşaya mı ihtiyacımız var gerçekten? Biz betonlarımızın içinde bulunan deniz taşlarını mı aramak zorundayız? Müteahhit ünvanını almış bu kumdan kaleciler mesela... Dilerim yargı önünde, adalet önünde alması gereken her türlü cezayı alır. Adalete güvenim tam. Kentsel dönüşüm bile birçok yıkımın önüne geçtiğimiz gerçeği var elbette ancak bugün hala çok fazla kaçak ya da çürük raporu almayı bekleyen bina da var. Bunları tamamen ortadan kaldırmak ne denli mümkün, bunu da bilmiyorum. Bu noktada görev hepimize düşüyor. 

Depremden korkmuyorum ama göz göre göre gelen fekaletlerden gerçekten çok korkuyorum. Ne diyeceğimi, kelimelerimi nereye bağlayacağımı da bilmiyorum. Çünkü ayrılan aileler, yiten hayatlar karşısında söyleyeceğim hiçbir kelime yeterli gelmeyecek. Vefat edenlere rahmet, geride kalanlara sabır ve tüm ülkeme de baş sağlığı dilemekten fazlası gelmiyor içimden. Öyle çok üzüldüm ki, günlerdir hala kafamı toparlayıp yazmak istediklerimin yerini bulamadım. Ne yazdıysam şuan olduğu gibi hep bir eksik, hep bir yarım kaldı. Ve nihayetinde olan bu acıyı yaşayanlara oldu. Bugün konuşuyoruz, yarın da biraz bahsi geçer ama sonra unuturuz. 2018 yılında Kartal'da deprem bile olmadan göz göre göre yıkılıp birçok insanın mezarı olmuş olan binanın yaşattığı acıyı unuttuğumuz gibi... Ateş düştüğü yeri yakıyor yakmasına ama dilerim bu konuda daha çok güçlenir, müteahhit olarak kendine ünvan edinen haksız kazanç sahiplerinin de varlığını kuruturuz. Çünkü bunlar bile bile lades demenin, bile bile insanlara mezar inşaa etmenin bir diğer adı...;
Ne yazık ki...

Üzgünüm.
Hem de çok.


Yorum Gönderme

Whatsapp Düğmesi yalnızca Mobil Cihazda çalışır

Ne Aramıştınız?